Komalên Ciwan: AKP-MHP’yi paramparça edeceğiz!

Komalên Ciwan, 20-23 Aralık’taki toplantısında aldığı kararları açıkladı.

HABER MERKEZİ – ROJACIWAN

Komalên Ciwan Koordinasyonu, 20-23 Aralık 2017 tarihlerinde gerçekleştirdiği yıllık toplantısının sonuçlarını açıkladı.

“Yıllık toplantımız Komalên Ciwan 5. Kongresinden ardından yapılan en geniş ve kapsamlı toplantı olması itibarıyla bir konferans değerini de taşımıştır” denilen sonuç bildirgesinde, şu ifadelere yer verildi:

‘2018 KADER TAYİN EDİCİ’
“Kürdistan, Ortadoğu ve dünyada genel olarak yaşanan kapitalist modern sistemin içerisinde olduğu sistematik kriz ve kaos başta olmak üzere siyasi ve askeri tüm gelişmeler çok kapsamlı bir şekilde değerlendirilmiştir. Aynı zamanda 2017 yıllında yapılan tüm örgütsel, ideolojik ve eylemsel mücadele süreçleri ve faaliyetleri ayrıntılı bir şekilde değerlendirilmeye tabi tutularak, yeni mücadele yılının temel öncülük ve başarı perspektifi somutlaştırılmıştır. 2018 yılının kader tayin edici rolü üzerinden durulmuş ve tam da bu noktada Apocu gençliğin tarihi öncülük rolüne vurgu yapılarak yeni dönem görevinin devrim ve özgürlük olduğu netleştirilmiştir.

ŞEHİTLER ANILDI
Apocu gençlik hareketi olarak Kürdistan özgürlük devriminin 40. yılına büyük başarılarla girerken tarihi bir mücadele yılını daha geride bırakmış bulunuyoruz. Topyekûn tasfiye konseptiyle mücadelemizin boğulmaya ve bitirilmeye çalışıldığı bu mücadele yılında, ağır ve acı kayıplar yaşamış olsak da başta Önder Apo’nun İmralı direnişi olmak üzere, büyük komutan Delal Amed şahsında kahraman ve fedai şehitlerimizin azgın faşizme karşı ortaya koyduğu direniş; mücadelenin esas seyrini belirlemiş, düşmanın boşa çıkmasını sağlamıştır. Bu temelde toplantımız Önder Apo’nun İmralı işkence sisteminde gerçekleştirdiği ve devam etmekte olan emsalsiz direnişi selamlamıştır. Komalên Ciwan’ın yıllık toplantısı en başta büyük gerilla komutanı Delal Amed ve toplantımızın devam etmekte olduğu saatlerde şehadet haberini aldığımız ve gençlik hareketinde geçmiş süreçlerde büyük bir emeği olan Rızgar Adanmış yoldaşa atfedilmiştir.

Ayrıca Toplantımızda özgürlük mücadelemizde şehadete ulaşan kahraman şehitlerimiz saygı ve minnetle anılmış ve öz yönetim direnişlerinin yıldönümü vesilesiyle Ş. Çiyager, Ş. Andok ve Ş. Axin şahsında tüm şehitlerimizin intikamlarının, hayalleri olan devrimi zaferle taçlandırarak alacağımızın sözü yinelenmiştir. Yine yıl içerisinde Bakurê Kürdistan dağlarında görevleri başında şehadete ulaşan Mawa Tori, Mervan Amed ve Argeş Botan yoldaşlar da anılmıştır.

‘TÜM GÜCÜMÜZÜ SEFERBER EDECEĞİZ’
Tarihi gelişmelerin ve değişimlerin yaşandığı bir dönemde gerçekleştirdiğimiz yıllık toplantımız Seri Hilde hamlesinin coşku ve büyük morali ile kesin bir zaferin APOCU gençlik öncülüğünde gerçekleşeceğinin sözleşmesi olmuştur. Yeni mücadele yılına hazırlanırken geçmiş mücadele yılının muhasebesini yapmak, yetersizlikleri doğru tespit etmek ve sonuç itibarıyla köklü çözümlere ve kapsamlı planlamalara ulaşmak gençlik hareketi açısından önemli olmuştur. PKK’nin 40. devrim yılında Apocu Gençlik Hareketi’nin öncülük misyonunu tam anlamıyla yerine getirebilmesi adına tüm gücümüzü seferber edeceğimiz ve zafere kilitleneceğimiz bir yıl olacağı değerlendirilmiştir.

Ortadoğu ve Kürdistan merkezli sürdürülen 3. Dünya Savaşının içerik ve kapsam olarak gün geçtikçe ağırlaşarak sürdürülmeye devam ettiği, hegemonik güçlerin tarihsel iktidar çatışmasının, çelişkilerin derinleşerek farklı boyutlarda yaşanmasına neden olduğu belirtilmiştir. Yaşanan savaşın ideolojik, askeri, siyasi, kültürel ve diplomatik zeminler üzerinden günlük ilişki, çelişki politikalarını yakından etkilediğine vurgu yapılmış ve devletçi uygarlık ile demokratik uygarlık arasındaki savaş olarak özetlenebilecek bu durumun, Ortadoğu coğrafyasının olağanüstü siyasal gelişmelerin odağı haline gelmesine sebebiyet verdiği tespit edilmiştir. Bu yönüyle 3. Dünya Savaşı kapitalist hegemon sistemin Ortadoğu’da yaşadığı krizi aşma yöntemi olarak Ortadoğu’ya kısa, orta ve uzun vadede yaptığı müdahaleyi ifade ettiği ve son olarak ABD tarafından Kudüs’ün İsrail’in başkenti olarak tanınması da bu anlamda Ortadoğu’ya yeni bir müdahalenin başlangıcı olarak değerlendirilmiştir. Kudüs üzerinden İran’a dönük planlamanın devreye sokulmuş olabileceği ele alınmıştır. Bununla beraber tüm müdahalelere rağmen hegemonik kapitalist modernite güçlerinin bölge ulus devletlerini reforme etme çabalarının boşa çıktığı, yapısal kriz ve kaosun hem hegemonik sistemin hem de bölge ulus devletlerinin yaşadığı çıkmazı derinleştirdiği, bunda da demokratik uygarlık çizgisinin en önemli temsilcisi olan Hareketimizin etkisinin tartışılmaz bir rol oynadığı tespit edilmiştir.

‘BAŞARILAR SAĞLANDI’
Son olarak Suriye’de ve Rojava’ da esasta hareketimiz tarafından DAİŞ’in büyük oranda bitirilmesinin tüm çevreler tarafından büyük bir başarı olarak görüldüğü ve yine tarihin en büyük askeri zaferlerinden biri olarak Reqa zaferinin ardından bölgede siyasi ve askeri dengelerin altüst olduğu tespitine ulaşılmıştır.

Bakur’a ilişkin ise azgın faşist TC rejiminin bütün gücüyle saldırdığı ve AKP faşizminin 12 Eylül’ü aşan uygulamaları daha incelikli ve sinsi politikalarla yürüterek tüm muhalefeti bastırmayı ve iktidarı uğruna her şeyi göze alabilecek kirli politikalarla yerini sağlamlaştırmayı amaçladığı değerlendirilmiştir. Tarihin en büyük Kürt düşmanı olarak tanımlanabilecek bir faşist rejimin iş başında olduğu ve 2017 yılında Apocu gençlik hareketi ve genç kadınları öncülüğünde sürdürülen mücadelenin AKP-MHP faşist ittifakını önemli oranda sınırlandırdığı da vurgulanmıştır. Toplantımızda Rojava, Başur, Bakur, Rojhilat ve yurt dışı alanlarında TC faşist, soykırımcı güçlerine karşı gençlik hareketinin her yerde mücadele içerisinde olduğu, örgütlülüğünü derinleştirdiği, eylemselliklerini radikalleştirdiği, kitlesel ve halkın destek verdiği önemli oranda meşru faaliyetler yürüttüğü ve sonuçlarının mücadeleyi büyütmeye hizmet ettiği değerlendirilmiştir. Özellikle Önderliğimiz üzerinden geliştirilmeye çalışan psikolojik savaş karşısında gençlik hareketinin geliştirdiği Seri Hilde Hamlesinin Önder APO’nun özgürlüğünü hedeflediği ve gençliğin enerjisinin eyleme, örgütlenmeye ve zafere akıtıldığı vurgusu yapılmıştır. Bu temelde yeni yıla büyük bir hamle ile giriş yapılmıştır. Hamlemizin yeni süreçte Apocu, devrimci ve sosyalist tüm gençliği etkisi altına aldığı ve hamle etrafında büyük, birleşik ve devrimci bir potansiyelin T.C faşist rejimi başta olmak üzere tüm işgalci, sömürgeci, soykırımcı ve kapitalist modern güçlere karşı devrimci eylem hattını belirleyeceği tespit edilmiştir. Bu açıdan Bakur mücadelemizin her zamankinden daha fazla stratejik bir anlam ve öneme sahip olduğu vurgulanarak, Bakur’daki mücadelemizin başarısının sonuç itibarıyla tüm Kürdistan Devrimimizin kaderini tayin edeceği vurgulanmıştır.

‘TÜM ZEMİNLERDE KAPİTALİZMLE SAVAŞMALIYIZ’
Ayrıca toplantımızın ideolojik ve örgütsel gündeminde; özellikle kapitalist modernitenin bireyci, maddiyatçı, tüketici, liberal vb. birçok hastalıklı anlayışı ve zihniyetinin korkunç bir düzeye ulaştığı çözümlenmiştir. Bu anlamda kapitalizmle ciddi bir savaşı tüm zeminlerde yürütmenin olmazsa olmaz düzeye ulaştığı ve kapitalist modernite karşısında 2017 yılında verilen mücadelenin ciddi bir etki yarattığı ancak istenilen düzeyde olmadığı da değerlendirilmiştir. Özellikle kapitalizmin en fazla hedeflediği, en fazla kendisine bağlamaya çalıştığı kesimin gençlik kesimleri olduğu belirtilmiştir. Yeni mücadele yılında kapitalist modernitenin gençlik üzerinden politikalarını hayata geçiremeyeceği ve kapitalist modern sitemin yarattığı bunalımlı, depresyonlu ve bağımlı kişiliklerin sistemin kendisine döneceği ve sistemi de bitireceği belirtilmiştir. Bu açıdan en fazla kapitalizmle mücadelenin geliştirilmesi gereken zeminin gençlik zemini olduğu göz önüne alınarak sistem karşısında ideolojik mücadelenin derinleştirilmesi kararlaşmasına varılmıştır. Çünkü kapitalizmin saldırılarının ağırlıkta ideolojik olmakla beraber yaşamı, ilişkileri, kişiliği ideolojik çizgiden çekip kendine bağlamaya çalıştığı da bilinmektedir. Bu temelde Gençlik Hareketi olarak kapitalizme karşı ideolojik mücadeleyi her zamankinden daha fazla ve daha ciddi bir temelde yürütme ve geliştirme ihtiyacı üzerinden kapitalizmle mücadelemizin sürdüğü her alanda daha somut seferberlik düzeyinde bir anti-kapitalist mücadelenin yürütülmesi planlanmıştır. Özellikle kapitalizmin kot, kola, hamburger ve fast-food kültürü başta olmak üzere her türlü tüketim ve bağımlılaştıran maddelerine karşı da boykot kararı alınmıştır. Bunun için her alanda gençliğin boykotlar gerçekleştirmesi ve Seri Hilde hamlesi kapsamında özellikle yurt dışı alanlarında özel olarak çeşitli kampanyaların düzenlenmesi planlamasına da gidilmiştir.

‘ERKEK EGEMEN BAKIŞ DÜŞMANA HİZMET EDİYOR’
Yeni mücadele sürecinde gelişme ve başarı yakalamanın ölçütünün de yürütülecek sınıf ve cins savaşında belirleneceği önemli bir konu olarak tartışılmıştır. Erkek egemen bakış açısıyla güçlü ve ideolojik bir mücadelenin yürütülemeyeceği tespit edilerek; erkek egemenlikli anlayış ve tutumların düşmana ve sisteme hizmet ettiği vurgulanarak cinsiyetçiliğe ve erkek egemen sisteme karşı da radikal bir tarzda mücadele etme karar ve planlaması açığa çıkmıştır. Bu açıdan anti-kapitalist ve anti-faşist bir mücadele birliğinin seferberlik ruhuyla yürütülmesi en somut görevlerden biri olarak ortaya konulmuştur.

Tüm yıl pratiğine bakıldığında önemli gelişmeler olmakla beraber yaşanan yetersizliklerin daha fazla gelişmenin önünü aldığı tespit edilmiş ve Son yapılan Seri Hilde hamlesinin de tüm alanlarda, gençlikte ve halkta ciddi bir etki, motivasyon ve devrim atmosferini oluşturduğu ve bu hamle ile birlikte gençlik hareketinin çok daha üst düzeyde bir pratiğin sahibi olacağı ortaya konulan kolektif bir tutum olmuştur. Hamlenin süreklileşmesi ve içeriğinin güçlendirilerek başta Bakur olmak üzere tüm alanlara taşırılmasının kararlaşması yaşanmıştır. Geçmiş yılın devrim pratiğinin yetersizliklerinin birinci dereceden sorumlusu olarak, önemli derslerin çıkarılarak, öz eleştirel temelde uygulama gücü haline gelmede kesin kararlı olduğumuzun, büyük başaracağımızın ve büyük kazanacağımızın teminatı olan şehitlerimize olan bağlılığımızla toplantımızın tam başarıya ulaşacağı ortadadır.

‘PARAMPARÇA EDECEĞİZ!’
Komalên Ciwan yıl toplantısının ulaşmış olduğu kararlılık, çözümleme gücü ve zafer iradesinden hareketle tüm Kürdistanlı gençliğin yeni mücadele yılına en üst düzeyde fedai tarzda katılması ve faşist AKP-MHP diktatörlüğünü paramparça etmesi en önemli dönem görevi olarak öne çıkmıştır. Bu temelde tüm Apocu gençliği yıl toplantısının sonuçlarını başarı ruhuyla pratiğe geçirmeye ve Seri Hilde Hamlesini derinleştirip süreklileştirerek devrim hamlesinin andı haline getirmeye çağırıyoruz.”

KARARLAR
Toplantıda alınan kararlar ise şöyle sıralandı:


1- Tüm çalışmaların merkezine Önderliğin sağlık, güvenlik ve özgürlük koşullarının sağlanmasını esas alan Seri Hilde hamlesinin İmralı işkence sisteminin parçalanıncaya dek sürdürülmesi,
2- Kapitalist modernitenin yaşam tarzı, kültürü ve alışkanlıklarına karşı topyekun mücadelenin gençlik öncülüğünde en zengin yöntemlerle yürütülmesi, ayrıca kapitalizmi sembolize eden popüler kültür ve tüketim kültürü araçlarının boykot yada protesto edilmesi, bunun yerine Kürdistani kültür ve değerlerin yaşanması ve yaşatılması,
3- Genç kadınlar öncülüğünde, gençlik hareketinin kadın özgürlük mücadelesini büyütmesi ve kadına karşı şiddet başta olmak üzere her türlü erkek egemen politikaya karşı kapsamlı bir mücadele sürecinin başlatılması,
4- 2018 Yılının özgürlük ve başarı yılı olarak ele alınması, yapılacak tüm örgütlenme, inşa ve eylemsel faaliyetlerin Serî HILDE hamlesi çerçevesinde seferberlik düzeyinde yürütülmesi,
5- Türkiye’deki faşist AKP-MHP rejimine karşı başta Bakurê Kürdistan ve Türkiye olmak üzere mücadelemizin sürdüğü her sahada aktif ve daha radikal tarzda mücadelenin sürdürülmesi ve faşist rejimin parçalanması,
6- 2018 yılında mücadelemizin eksenine faşist AKP-MHP rejiminin yıkılmasını ve kapitalist modern sistemin gençlik üzerindeki politikalarını etkisiz kılmayı yerleştirilmesi,
7- Faşist T.C işgalci ordusunun Başûrê Kürdistan’da ki varlığının sona erdirecek eylemsel bir sürecin başlatılması,
8- Rojava Kürdistan’ı ve Suriye başta olmak üzere gençlik örgütlülüğünün bulunduğu her alanda doğrudan demokrasi esasına dayalı olarak bütün köy ve mahallelerde gençlik ocaklarının kurulması ve komün ruhuyla kurulan ocakların toplumsal sorunların çözümünde aktif olarak çalışmasının sağlanması,
9- Özellikle Dört parça Kürdistan’da “tek bir örgütsüz genç kalmayacak şekilde” örgütlenme seferberliğinin başlatılması. Ayrıca Ortadoğu gençliğinin de örgütlü kılınması için gerekli ilişki ve ittifakların geliştirilmesi,
10- Gençliği yozlaştırmayı hedefleyen fuhuş, hırsızlık, ajanlaştırma, uyuşturucu vb her türlü devletçi politikalara karşı tüm alanlarda radikal mücadelenin geliştirilmesi kararlaştırılmıştır.”