PAJK: Komploya en büyük cevabımız Önderliğimizin özgürlüğü olacak

PKK Ocalan declared a ceasefire with Turkey

PAJK Koordinasyonu, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik olarak gerçekleştirilen 9 Ekim Uluslararası Komplonun yıldönümünde bir açıklama yayınladı.

HABER MERKEZİ – ROJACIWAN

PAJK açıklamasında başta kadınlar ve gençler olmak üzere tüm kesimleri komplo ile hesaplaşmak için alanlara çağırırken komploya en büyük cevabın Öcalan’ın özgürlüğü olacağını kaydetti.
PAJK koordinasyonunun açıklaması şöyle: “Uluslararası komployu ve komployu gerçekleştiren güçleri şiddetle kınıyoruz. Komploya karşı bedenlerini ateş çemberi yapan, sıcak savaş mevzilerinde direnen, halkının görkemli direnişine öncülük yaparak şehit düşen yoldaşlarımız şahsında tüm devrim şehitlerimizi saygıyla anıyoruz.

Uluslararası komployu gerçekleştirenler yepyeni bir çağa uyanmanın önünü almak istediler. Tersine Önderliğimiz yeni bir çağın paradigmasını, felsefesini ve mücadele ideolojisini temsil etmekle kalmayıp yeni sistemin projelendireni olarak da kapitalist moderniteye en büyük savaşı açtı. Çürümüş, cilalanarak ömrü uzatılmak istenen sistemi tüm yönleriyle deşifre etti. Aynı zamanda radikal sınır tanımaz sarsıcı toplumsal değişimin dinamiklerini açığa çıkardı. Erkek egemen iktidar paradigmalarına karşılık kadın özgürlük paradigmasıyla alternatifini yarattı. Önder APO’yla sosyalizim, insanlığın  beşiği olan bu topraklarda yeniden kadın öncülüğünde boy vermeye başladı. Önderliğimiz, bu gelişmelerin mimarı olarak komployu bizzat direnişiyle boşa çıkarmıştır. Önderliğimiz şahsında Kürt halkını bitirmek, insanlığın umudunu yok etmek ve kadınların geleceğini karartmak isteyenler boşa çıkmıştır.

Kadınlar, halklar, komplocu zihniyete ve bu zihniyetin ürünü olan vahşi kapitalist sisteme onun iktidar aygıtı olan ulus-devlet ucube siyasi modeline karşı halkların demokratik sistemini inşanın büyük heyecanıyla mücadele etmektedir. Komplocu güçler, halkların, kadınların dipdiri eylemleriyle karşı karşıyadır. Böylelikle Önderliğimizi yalnızlaştırmak isteyen hegamonik, egemen güçlerin kendisi yalnızlaşmıştır. Kürt kadınlarının, gençlerinin yaktığı özgürlük ateşi meşale olup tüm Ortadoğu’yu aydınlatmakta, Kürt halkının dostları çoğalmakla kalmayıp omuz omuza kendi geleceklerini tesis etmenin umut ve kıvancıyla Ortadoğu kültürüne yaraşır demokratik uluslaşma yolunda tarihi mirası güncellemekteler. Bugün kesintisiz süren devrimimiz, Kürt ve Kürdistan sınırlarını aşmış, Ortadoğu kadınlarına, halklarına, coğrafyasına mal olma yolunda ilerlemektedir.

Bu anlamda Kürdistan merkezli Ortadoğu’da olup bitenler sıradan gelişmeler olmayıp beş bin yıldır komplo ve hileyle, zorbalıkla zulüm sistemlerini sürdürenler sistemleriyle birlikte çalkantı, kriz ve kaosu en derinden yaşamaktalar. Ciddi bir sistemsel kriz vardır. Bu demokratik sosyalist, özgürlük mücadelemiz açısından devrimci bir süreçtir. 

İmralı tutukevi sistemi, dünyada benzeri olmayan özel yasalarla ve Türk devletinin hukuk dışı, siyasi yaklaşımlarıyla gayri hukuki, insani yönetilmektedir. Bu uygulamalar, tüm Uluslararası kamuoyunun gözleri önünde yapılırken, Uluslararası sözleşmeler ve iç yasalar ihlal edilirken Uluslararası kurum- kuruluşlar sesiz kalmaktadır. Avrupa Birliği devletlerinin bu duruma sesiz kalmaları Türk faşist devletiyle suç ortaklığı yapmaktır.  Buna izleyici kalan tüm güçler aynı suçu işlemektedir. Komploda ısrar etmektir. Komplocu siyasette ve uygulamalarda ısrar edenler bilmeli ki, Önderliğimiz etrafında kenetlenerek özgürlük ısrarımız daha radikal eylemlerle yükseltilerek sürecektir. Her yer eylem alanı, her gün komployla hesaplaşma günü olacaktır. Sadece komplonun yıl dönümü olan 9 Ekim ve 15 Şubat kara günde değil, 9 Ekimi start alarak her günü komployla hesaplaşma gününe çevireceğiz.  Gençlerin ve kadınların öncülüğündeki halkımızın mücadelesi sonuç alıncaya kadar kesintisiz sürecektir. 

Komploya en büyük cevabımız komplocularla hesaplaşma temelinde Önderliğimizin özgürlüğünü gerçekleştirmektir. Özgürlük mücadelesini yaygınlaştırarak büyütmek, özgürlük alanlarını çoğaltmak, her şeyden önemlisi özgürlük iradesi ve kimliğini toplumsal kültür olarak kalıcılaştırmaktır.

Başta Kürdistan gençliği ve kadınları olmak üzere faşist komplocu güçlere karşı olan herkesi, halklarımızı 9 Ekim Uluslararası komplosuyla hesaplaşmaya bunun için özgürlüğün çok somutlaştığı, haykırışlarla güzelleştiği, iradenin toplumsallaştığı, yumruk olup faşizmin suratına indiği, korkunun esaretini yıktığı eylem ve serhıldan alanlarına en etkili bir biçimde katılmaya çağırıyoruz.”